21 Kasım 2014 Cuma

Eserin Adı : Golem ve Cin
Eserin Orjinal Adı : The Golem and The Jinni
Yazar : Helene Wecker
Yayınlanma Tarihi ve Yeri : 2014, İstanbul
Sayfa Sayısı : 640
Puanım : 2.5
Konusu : Korkunç güçlere sahip bir büyücü tarafından, yalnızlık çeken bir adam için kilden yapılmış bir golem...
Ve bin yıllık esaretinden uyanan bir cin... Bu iki olağanüstü varlığın yolu 1899 yılında New York'ta kesişir. Farklı olmaktır onların kaderi... Hikâyeleri herkes gibidir aslında, kendini farklı ve yalnız hisseden her insan gibi...

Ve tehlike, onlar için sadece bir adım ötededir hep.

Golem ve Cin iki ayrı kültürün efsanelerinden besleniyor ve zengin anlatımı sayesinde okuru ilk sayfadan itibaren içine alıyor. 2013 yılının en iyi kitapları listelerini altüst eden bu roman Türkiye'de de çok sevilecek.

Kitap Hakkındaki Yorumum :

Doğan Kitabın 32 tl etiket fiyatıyla satışa sunup, iki ay geçmeden 10 tl ye indirimli satışa soktuğu kitabı. İsminden dolayı kitap ilk çıktığından beri büyük beklenti içerisindeydim ama okuduğumda çok etkilendiğimi söyleyemem. Yazdığı Golem karakterinin soğukluğundan mıdır nedir bilmiyorum hikayeye bir türlü ısınamadım. Kilden yaratılmış bir Golem ve yüzyıllardır bir testinin içine hapis olmuş, çölden başka diyar bilmeyen cin Amerika'ya düşüyor. Hikayede aksiyon oldukça eksik, bu tip fantastik kitapların daha hızlı akmasını, daha aksiyonlu olmasını bekliyorsun ister istemez. Sağı solu keşfetmekten başka büyücü gelene kadar ne Golem'in ne de Cin'in hayatında öyle aksiyonlu bir olay yok. Reenkarnasyon yoluyla bir çok hayat yaşamış güçlü bir büyücüyle biraz daha uğraşması bekleniyor karakterlerin. Kitap daha çok Golem ve Cin'in variyetlerini, Golem ve Cin olmanın nasıl hissettirdiğini anlatmaya odaklanmış gibi. Dolayısıyla içinde aşk yok, macera az, tutku ise Golem'in ekmek yapmaya, Cin'in de telkari işlemelerine olan tutkusu sayılmazsa yok denebilir. Sevmedim, sevemedim. Golem nedir? Cinler nasıl varlıklardır? gibi sorularınıza cevap olabilir belki. Yine de fantastik bir dağarcık oluşturmak için, bunu da atlamamış olayım diyenlerin okuyabileceği bir kitap. Keyifli Okumalar.
Devamını oku »

20 Kasım 2014 Perşembe


Eserin Adı : Dr. Jekyll ve Mr. Hyde
Eserin Orjinal Adı :
Yazar : Robert Louis Stevenson
Yayınlanma Tarihi ve Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 111
Puanım : 4.5
Konusu : Dr. Jekyll ve Bay Hyde'ın Tuhaf Hikâyesi, insanın kötülükle olan yakın ilişkisini alegorik bir dille anlatıyor.Stevenson'ın çığlıklar içinde uyandığı bir kâbustan yola çıkarak yazmaya başladığı ve kısa sürede tamamladığı Dr. Jekyll ve Bay Hyde'ın Tuhaf Hikâyesi, saygın bir doktorun, Londra'nın tekinsiz sokaklarında kol gezen bir caniyle olan gizemli ilişkisini anlatır. Psikanalitik devrimin arifesinde, sınıf çatışması, suçluların yaşamı, insanın içindeki kötülüklerden kurtulabilmek için göze alabilecekleri ve toplumdan gizlenen hayatlar gibi güncel konular etrafında kaleme alınmış bu hikâye, yayımlandığı devrin ötesine uzanmayı başarmış, korku edebiyatının en akılda kalıcı kişiliklerinden birini ölümsüzleştirmiştir. "Stevenson, iyilikten bütünüyle ayrılmış olan bir kötülüğün mevcudiyetini Hyde kişiliğinde ifade etmek istiyordu. Stevenson'ın tüm kötülükler arasında en sevmediği, zalimlikti; yarattığı gaddar varlığın da canavarlıklarını değil, eziyet ettiği ve öldürdüğü insanlara gösterdiği acımasız kayıtsızlığı dile getirmiştir."-Vladimir Nabokov-

Kitap Hakkındaki Yorumum :

Bazı eserler yazarının adını bile aşıp kendi başlarına yaşayan bir varlık haline geliyorlar. Öyle eserlerden birisidir Dr. Jekyll ve Mr. Hyde. İnsanın içinde iyi ve kötü bir yan bulunduğunu anlatan ve bir çok fantastik öyküye temel oluşturmuş defalarca filme konu olmuş bir eser. Bu kısacık eseri okuduğunuzda uzun zaman etkisinden çıkamıyorsunuz. İnsanın içindeki diğer kişiliğini ortaya çıkaran bir ilaç geliştiren Dr. Jekyll bir süre sonra bu gölge kişiliğinden hoşlanmaya kendi dizginlediği tüm halleri tatmin eden bu kişi olmaya doğru hızla ilerler. Her insanın içinde bir Mr. Hyde vardır deyiminin oluşmasına neden olan kitap mutlaka okunmalı, iyi ve kötünün yüzyıllardır süren savaşında kendi içimizdeki kötülerle tanışa bilmeye anahtar olması bakımından oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Psikolojik tüm unsurlarının yanı sıra, eser aynı zamanda fantastik edebiyatın 19. yy daki önemli örneklerinden olması bakımından da önemli. Bu kısacık kitap içerisinde çok şeyi barındırıyor. Keyifli Okumalar.
Devamını oku »
Eserin Adı : Kabil
Eserin Orjinal Adı : Caim
Yazar : Jose Saramago
Yayınlanma Tarihi ve Yeri : 2014, İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
Puanım : 4.5
Konusu : Saramago'nun ölmeden önce yazdığı son romanı...José Saramago ölümünden önce yazdığı ve yayımlandığı ülkelerde büyük tartışmalara yol açan son romanında insanlığın kutsal kitaplardaki başlangıcına geri dönüyor. Adem ile Havva'nın oğlu, kardeş katili, "sürgün ve gezgin" Kabil'le çıkılan bu yolculuk, Eski Ahit'in loş ve tekinsiz diyarlarında, zaman ve mekân kavramlarını altüst ederek, süreğen bir şimdiki zaman içinde, edebiyatla felsefenin kesiştiği dar alanlarda dolaştırıyor okuru. Suç, ceza, adalet, nefret, ihtiras gibi insana özgü kavramlar ile savaşlar, katliamlar, cinayetler, boyun eğmeler ve isyanlar gibi insana özgü eylemler arasında gidip gelirken, İbrahim'den Nuh'a, Adem ile Havva'dan Eyüb'e, Lilith'e kadar bütün kadim şahsiyetler de beklenmedik anlarda ve yerlerde karşımıza çıkıp insanlık panoramasını tamamlıyorlar. Gerçeğin ironik, yalın ve dolaysız dilini kullanan Saramago bu son romanıyla bize tüm zamanların sorusunu miras bırakmış oluyor: İnsan türü evrendeki yerini ve varlığını hak etmiş midir?

Kitap Hakkındaki Yorumum :
Yaradılış destanına farklı bir bakış açısı getiren romanında yazar, kutsal kitaplarda geçen efsaneleri Kabil'in gözünden incelediğinde aslında Kabil'in kardeşini öldürmesinin Tanrı'nın tüm yaptıkları karşısında ne kadar masum olduğunu görmesiyle sonuçlanır. Kabil tüm hikayelerin içinde bir zaman yolcusu olarak dolaşır. Tanrıdan her yaşadığından sonra daha da soğuyan Kabil sonunda insanlığın Tanrı'nın oyuncağı olduğunu fark edip Nuh tufanı sırasında tüm insanlığı yok eder. Dinlere farklı bir bakış açısı getiren, insanlığı sorgulayan bu ilginç roman okunmaya değer. Sevgiler.

Devamını oku »

18 Kasım 2014 Salı


Eserin Adı : Satranç
Eserin Orjinal Adı :
Yazar : Stefan Zweig
Yayınlanma Tarihi ve Yeri : 2013, İstanbul
Sayfa Sayısı : 75
Puanım : 5
Konusu : Mirko Czentovic, dünyaca ünlü satranç şampiyonudur ve iyi kalpli bir papaz tarafından tarafından yetiştirilmiştir. Çocukluğunda çok sessiz, üşengeç ve tembel olan Mirko tek bir şeyde çok iyidir: satranç. Bu oyuna mzel bir yeteneği vardır ve bu yeteneğini kullanarak Dünya Satranç Şampiyonu olmuştur. Doktor B., Avusturyalı bir göçmendir ve gençliğinde Naziler tarafından esir olarak tutulmuştur. Bu zor döneminde hayata tutunabilmesini tek bir şeye borçludur: satranç. Fakat daha sonra geçirdiği bir rahatsızlık nedeniyle bir daha asla satranç oynamamaya karar vermiştir.
Czentovic ve Doktor B.'nin yolları, New York'tan Buenos Aires'e giden büyük yolcu gemisinde kesişir. Gemideki diğer yolcular satranç partisi düzenlemektedir. Czentovic ve Doktor B. birbirlerine rakip olurlar ve yolculuğu ilginç kılacak, herkesin nefesini kesecek bir satranç düellosu başlar.

Kitap Hakkındaki Yorumum :
Çok etkilendiğim bir kitaptır. Bir kitabın sayfalarca uzunlukta olmasının gerekmediğini kısacık bir kitabın da müthiş bir etki bırakabileceğinin en güzel örneklerinden birisi. Psikolojik yönü inanılmaz ağır basan, satranç zehirlenmesi hastalığının cidden olabileceğine beni inandıran harika bir kitap. Yazarın hayat öyküsünden ayrıca etkilendiğimi de burada belirtmek isterim. Karısıyla birlikte artık dünyanın hayal ettiğimiz gibi bir yer olacağına inancımız kalmadı düşüncesiyle intihar etmesi, kitabı okurken bunu bilmek ayrı bir derinlik katıyor esere. Savaşın korkunç gerçekliğiyle bir satranç tahtasının etrafında bizi yüzleştirmesi, insani duyguların bir çoğuna tek tek basması kitabı ilginç kılan özelliklerden bir tanesi. Mutlaka okunmalı.
Devamını oku »

Eserin Adı : Bay Y'nin Sonu
Eserin Orjinal Adı :
Yazar : Scarlett Thomas
Yayınlanma Tarihi ve Yeri : 2014, İstanbul
Sayfa Sayısı : 488
Puanım : 3.5
Konusu : Lanetli bir kitap.
Kayıp bir profesör.
Troposfer denilen bir hayal âlemi.
Gizemli adamlar, kurgu ile gerçeğin karıştığı günler.
Ariel Manto on dokuzuncu yüzyıl düşünce deneyleri üzerine çalışan bir doktora öğrencisi.
Thomas Lumas'ın yazdığı Bay Y.'nin Sonu çalışma konusu.
Akıl almaz tesadüfler sonucu bir sahafta Bay Y.'nin Sonu'na rastladığında gözlerine inanamadı.
Egzantirik bilim adamı Thomas Lumas'ı iyi biliyordu, kitaplarının ne kadar zor bulunduğunu da.
Üstelik kimilerine göre bu kitap lanetliydi.
Ariel'i aşkın, seksin ve ölümün kol gezdiği bir macera bekliyor.
Bilimi, bilinci, düşünceyi, maddeyi ve varoluşu sorgulamanıza sebep olacak sıradışı bir roman.

"Etkili ve doyurucu."
-Time Out-

"Eski kitap kokusu ve bir tutam sülfür. Baş döndürücü."
-The Times-

Kitap Hakkındaki Yorumum :
Oldukça enteresan bulduğum kitaplardan bir tanesi. Kuantum fiziğiyle harmanlanmış, alternatif bir dünya ve bu dünyaya girmek için gerekli formülün bulunduğu dünyada sadece bir tane bulunan nadir bir kitap. Kitabı hiç okumadığı halde ona hayran olan akademisyenler ve kitabın peşindeki kötü adamlar. Alternatif dünyada, insanların zihinlerine girebilme gücü ve yunan tanrıları. Hepsinin kitabın konusu içerisinde bulabilirsiniz. Bu kadar çok konunun iç içe geçmesi kitabı sıkıcı ve detaylı hale getirmemiş tam tersine bir merak ve hayret unsuru oluyor. Böyle bir konu yakalamışken bir seri kitaplar zinciri çıkarılıp daha enteresan bir kurguyla işlenemez miydi? Elbette işlenebilirdi. Biraz daha kaymağa ihtiyacı var bu noktadan bakılınca hikayenin. Fantastik kitaplarda sıklıkla rastlanan karakterlerin derinlikleriyle ilgili sorun bu kitapta da mevcut. Aralarındaki çekimin nedenini anlayamadığımız iki karakter mevcut ki, bir tanesi daha birkaç gündür tanımasına rağmen hayatını o kişi için kaybediyor. Bu gibi detayların açıklanmadan kalmış olması kitabın gücünü yitirmesine sebep oluyor. Fantastik sevenlerin alternatif olarak okuyabilecekleri bir kitap.. İyi Okumalar dilerim.
Devamını oku »

Eserin Adı : Başka Bir Memleket
Eserin Orjinal Adı : Kustumi sto homa
Yazar : Ioanna Karistiani
Yayınlanma Tarihi ve Yeri : 2007, İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
Puanım : 4
Konusu : Karistiani, şüphesiz edebiyat adına çok büyük bir umut - Le Monde 28 yıl sonra vatanına dönen bir adamın babasının katilinin izini sürmesi...Yedi kuşaktır bu kan davasının izinde, iki kuzen içten içe yanan bir ateşle yok olmaktadır.Amerikalı Russias ile yaylalarda büyüyen Yunanlı Russias arasındaki mesafe gün geçtikçe kapanacaktır...Ancak Yunanistan, Amerikalı Russias için hep başka bir memlekettir artık...

Kitap Hakkındaki Yorumum :
Yunanlıların bize ne kadar yakın bir kültüre sahip olduğunu Ioanna Karistiani'nin kitabında bir kez daha görüyoruz. Bir kan davası yüzünden çocuk yaşta memleketinden uzaklara sürüklenmek zorunda kalan Russias, bu kan davasının izini hayatı boyunca üzerinden atamayacak ve kaçtıkça daha fazla içine düşecektir. Sonunda tüm geçmişiyle ve reddettikleriyle yüzleşmek zorunda olduğunun farkına varıp memleketine döndüğünde artık yabancısı olduğu bir kültürden hem tiksinerek hem de bu kültürün eksenine çekilmekten kendini alamayarak ziyaretini uzattıkça uzatır. Ne başka bir kültürle yoğrulmak, ne okuyup bilim adamı olmanın uzak olduğunu düşündüğümüz geçmişimizden bizi koparamadığını gösteren, psikolojik yönü oldukça derin ve başarılı bir kitap. Okumanızı tavsiye derim. Sevgiler.
Devamını oku »

Eserin Adı : S*ktirgitli Aşklar
Eserin Orjinal Adı :
Yazar : Funda Mentaloğlu
Yayınlanma Tarihi ve Yeri : 2014, Nisan
Sayfa Sayısı : 286
Puanım : 3
Konusu : Hayatınızda kopmuş bütün iplerin hakkını teslim eden S*ktirgitli Aşklar tüm başarısız aşklarınızı taçlandırıyor!
Ya tutarsa diye oltayı salladın, olta da gitti kayaya saplandı. Ben sana diyim çuvalladın; o ip kopacak!
Hayatınızda kopmuş bütün iplerin hakkını teslim eden Funda Mentaloğlu bütün başarısız aşklarınızı taçlandırıyor!
Sefilliğin resmini çizenler, adi şekilde terk edilenler, muhteşem bir aşk tarafından bir daha aranmayanlar, kepaze olup kimseye diyemeyenler, versem mi vermesem mi diye kasılanlar yalnız değilsiniz! Funda Mentaloğlu bulamadığınız bütün cevapları gururla sunar!

"İstanbul'lu bir kadın oturduğu yerden bütün dünyayı ayağa kaldırdı! İşte ben buna devrim derim!"

-The New York Times-

"Bu kitabı okumamış kadınlarla birlikte olmak istemeyeceksiniz!

-The Guardian

"Funda Mentaloğlu, zorlu bir konuyu ustalıkla anlatarak gerçek bir başarı yakalamış. Olağanüstü... Tek kelimeyle harika bir kitap!"

-The Wall Street Journal

"Yeni çağ kadınlarının kutsal kitabı!"

-Washington Post

Şaka lan şaka ne nüyorktayms'ı? N'apsın olm beni the gardiyan? G.tümden attım işte...

Kitap Hakkındaki Yorumum :
Uzun zamandır blog'umu ihmal etmiş olmanın vicdan azabıyla, uzun zamandır okuduğum kitapları listeleyip en son okuduğumdan başa doğru gezegenim de yer vermeye başladım. En son okuduğum Funda Mentaloğlu'nun küfür ve müstehcenlikle yoğrulmuş esprili kitabı S*ktirgitli Aşklar son dönemde atağa geçen yerli yazar furyasına yeni bir kitap daha ekliyor. Hızlı okunup biten, şehirli kadının özgürlüğünü ve bireyselliğini kazanma yolundaki seksle ve erkeklerle olan maceralarını anlatan kitapta, yazarın bizi tebessüm ettirecek kadar komik, hadi canım bu da olur mu dedirtecek kadar uçuk hikayelerini okuyabilirsiniz. Kurgu olup olmadığından emin olmadığım kitapta yazar, hikayelerin kendi başından geçtiğine okuyucuyu inandırmış. Kitabın en başarılı tarafını da bu oluşturuyor bence. Kitabın kapağını ve arkasındaki tanıtım yazısını da çok beğendim ve albenili buldum. Zaman zaman insanın yozlaşmasını ballandırarak anlatması beni rahatsız etse de, biraz eğlenmek ve gülümsemek için okunması gereken bir kitap diye düşünüyorum. İyi okumalar dilerim.
Devamını oku »