25 Kasım 2014 Salı

Eserin Adı : Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Eserin Orjinal Adı :
Yazar : Peyami Safa
Yayınlanma Tarihi ve Yeri : 2004,İstanbul
Yayın Evi : Alkım Yayınları
Sayfa Sayısı : 128
Puanım : 4.5
Konusu : "Ben Peyami`nin bu son romanını üç defa okudum, otuz defa daha okuyabilirim ve okuyacağım. Bu kitabın karşısında ben, yıldızlı göklerin sonsuzluğuna bakan ve o layetenahi (sonsuz) alemde yeni pırıltılar, o zamana kadar hiçbir gözün görmediği acayip, fakat hakiki alemler keşfeden müneccimin hayranlığını duymaktayım. Eğer ıstırabı, azabı ve neşeyi coşkun bir ciddiyetle duyan öz ve halis hal kitleleri okuma yazma bilselerdi, bu romanın, on bin, yüz bin, hatta bir milyon satması işten bile değildir." Nazım Hikmet
"Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" ile Peyami Safa, sanatın olgunluk dönemine giriyor. Bugünkü Peyami Safa`yı bize işaret eden ilk kusursuz, yetkin, bütünüyle insancıl ve her satırı göğüsten kopmuş bir damar gibi taze ve hayat fışkıran bir kitap.
Cahit Sıtkı Tarancı

Kitap Hakkındaki Yorumum :

Uzun zamandır okumak isteyim bir türlü elime alamadığım kitaplardan bir tanesi. Peyami Safa'nın Selma ve Gölgesi kitabını okumuştum daha önce. Farklı psikolojilere sahip insanları işlemeyi sevdiğini bu kitabını okuyunca daha iyi anladım. Su gibi akan bir hikaye hiç sıkılmıyorsunuz okurken. Ayağında meçhul bir hastalık olan ve sekiz yaşından beri bu rahatsızlığı çeken on beş yaşında bir çocuğun hikayesi anlatılıyor kitapta. Okurken o ayağındaki rahatsızlığı sanki kendimde hissettim. Öyle başarılı hikaye kişileri yaratıyor ki Peyami Safa mutlaka siz de iz bırakıyor. Bu gencecik çocuğun akrabası sayılabilecek insanlarla ilişkileri, hastaneye gidip gelmesi ve ayağına dair umutsuzlukları. Okunması gereken klasik eserlerden birisi olduğunu düşünüyorum. Türk romancılığındaki dehalardan bir tanesi. İyi okumalar dilerim.
Devamını oku »

24 Kasım 2014 Pazartesi

Eserin Adı : Meleklere İnanmak
Eserin Orjinal Adı : A Quiet Belief in Angels
Yazar : R.J. Ellory
Yayınlanma Tarihi ve Yeri : 2011,İstanbul
Sayfa Sayısı : 520
Puanım : 3.5
Konusu : Yıl 1939... Joseph Vaughan, küçük bir kasabada yaşayan on iki yaşında bir çocuk... Tüm kötülüklerin içinde meleklere inanan,Azrail'i kasabadan uzak tutmaya çalışan, suçu hep kendinde arayan, büyüdüğünde Azrail'i kendi içinde bulan masum bir çocuk... Joseph Vaughan'ın hayatı kendi yaşlarında küçük bir kızın vahşice tecavüze uğrayıp katledildiğini öğrenmesiyle tamamendeğişir. Bu, yaşadığı kasabanın hayatını da gelecek on yıllık dönemde derinden etkileyecek bir dizi cinayetin ilkidir. Joseph ve arkadaşlarının kurduğu Muhafızlar adlı grup kasabayı içlerinde yaşayan bu şeytandan korumak için uğraşır, ama tüm çabalar boşa çıkar. Küçük kızlar öldürülmeye, korku kasabanın sokaklarında gezmeye devam eder. Ta ki yıllar sonra maskeler düşene, geçmişin sırları akıllara durgunluk veren bir gerçeğin ardından çıkana kadar... Derler ki beyaz bir tüy, bir meleğin ziyarete geldiğinin işaretidir. Joseph Vaughan bulduğu beyaz tüyün, yaşamını karartacak olan Azrail'e ait olduğunu biliyordu."Sürükleyici olaylarla okuyucuyu sayfaların içine çeken bu büyüleyici hikâye, son ana kadar sizi dehşetin karanlığından vekederin gölgesinden ayırmayacak. R. J. Ellory'nin bilinmezliğin derinlerinde gezinme yeteneği onu gerilim romanlarının ustasıyapıyor. Gecenin geç saatlerinde okunacak muhteşem bir yazar."-Clive Cussler-

Kitap Hakkındaki Yorumum :

Bir çocuğun on iki yaşında babasının ölmesi ve bu ölümden kısa bir süre önce melek gördüğüne inanmasıyla başlayan hikaye yaşadıkları kasaba küçük yaşta kızların öldürülmeye başlamasıyla devam ediyor. Hayatı tam bir kabusa dönüşen Joseph Vaughan'ın katili yakalama arzusu kendisinin katil olarak yakalanmasına ve tüm seviklerini kaybetmesine sebep olur. Hapishane de yazdığı kitabın basılmasıyla uzun zamandır hapiste yatan Joseph'in yargılamasının doğru yapılmadığına ve salıverilmesine karar verilir. Yaşı oldukça ilerlemiş, yazarlık hayalleri istediği gibi gitmeyen Joseph seri katille karşılaşacak ve bu katil yakından tanıdığı birisi olacaktır. Bir dönemin hikayesiyle harmanlanan insan hikayeleri oldukça ilgi çekici. Polisiye bir roman olmaktan öte insanın çeşitli duygularına, yalnızlığına ve umutlarına değinen hikayeyi sevdim. Okumanızı öneririm. Sevgiler.
Devamını oku »

23 Kasım 2014 Pazar

Eserin Adı : Cadı ve Sihirbaz
Eserin Orjinal Adı : Witch and Wizard
Yazar : James Patterson & Gabrielle Charbonnet
Yayınlanma Tarihi ve Yeri : 2011, İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
Puanım : 3.5
Konusu : Böyle mi başlıyor... yoksa böyle mi sona eriyor?"Böylesi çok ağırdı. Bir şehir dolusu öfkeli yüz, kötü ruhlu bir suçluymuşum gibi bana bakıyordu. Stadyum hıncahınç doluydu. Yüz binlerce meraklı, umursamaz veya en azından kayıtsız yüzdü karşımdaki...Ve gözleri, yaşlar içinde olmak bir yana, hafifçe nemlenmiş, buğulanmış bile değildi.Kimse itiraz etmiyordu. Kimse ayağını vurmuyordu.Kimse yumruğunu kaldırmıyordu. Aslında, devasa ekranlarda gerisayım devam ederken, bugün ailemin son günü olacak gibi görünüyordu.Ağabeyim Whit'in, bu işten son dakikada kurtulmanın mümkün olup olmayacağını merak ettiğini görüyordum. Annemin, ben ve Whit için sessizce ağladığını görüyordum. Babamın, son anlarımızda sefilce davranmanın bir anlamı olmadığını bana ve ağabeyime hatırlatırcasına gülümsediğini görüyordum... Yalnız, anlatırken kendimi fazla kaptırıyorum. Dilimi tutamıyorum. Buraya, halka açık idamımıza gelene kadar, anlatılması gereken bir sürü şey var. En iyisi biraz gerilere gidelim..."Bu hikaye, Whisty ve Whit Allgood kardeşlerin insanı afallatan hikayesi. Bir geceyarısı ailelerinden koparılıp alınan ve hapsedilen biri kız biri erkek kardeşler, cadı ve sihirbaz olmakla suçlandılar...

Kitap Hakkındaki Yorumum :

Alternatif evren yaratan kitaplardan bir tanesi daha. Günümüz dünyasından uzakta, cadı ve sihirbazların yakalanıp işkence gördükleri bir sihirbaz tarafından yönetilen bir evrende, genç iki kardeş olan karakterlerimiz güçlerinin farkında değildir. Fark ettiklerinde ise kendilerini hapishanede bulurlar. Anne ve babaları yanlarına sadece bir günlük ve bir davul bageti vermiştir. Buradan kaçmanın yolu With'in ortadan kaybolmuş sevgilisinin hayaleti tarafından sağlanır. İlginç bir hikaye olmuş. İdam sehpasında başlayıp biten hikaye, devam kitabının geleceğinin haberini veriyor. Ancak beni rahatsız eden şey, iki yazarlı olan kitabın tanınmayan yazarının adının oldukça küçük yazılmış olması. Hikayenin içeriğiyle kapak dizaynını da uygun bulmadım. Gençlere hitap eden bir kitap için fazla karanlık ve itici. Bunun haricinde türünün sevenleri için okunması gereken bir kitap. Keyifli Okumalar.
Devamını oku »

21 Kasım 2014 Cuma

Eserin Adı : Golem ve Cin
Eserin Orjinal Adı : The Golem and The Jinni
Yazar : Helene Wecker
Yayınlanma Tarihi ve Yeri : 2014, İstanbul
Sayfa Sayısı : 640
Puanım : 2.5
Konusu : Korkunç güçlere sahip bir büyücü tarafından, yalnızlık çeken bir adam için kilden yapılmış bir golem...
Ve bin yıllık esaretinden uyanan bir cin... Bu iki olağanüstü varlığın yolu 1899 yılında New York'ta kesişir. Farklı olmaktır onların kaderi... Hikâyeleri herkes gibidir aslında, kendini farklı ve yalnız hisseden her insan gibi...

Ve tehlike, onlar için sadece bir adım ötededir hep.

Golem ve Cin iki ayrı kültürün efsanelerinden besleniyor ve zengin anlatımı sayesinde okuru ilk sayfadan itibaren içine alıyor. 2013 yılının en iyi kitapları listelerini altüst eden bu roman Türkiye'de de çok sevilecek.

Kitap Hakkındaki Yorumum :

Doğan Kitabın 32 tl etiket fiyatıyla satışa sunup, iki ay geçmeden 10 tl ye indirimli satışa soktuğu kitabı. İsminden dolayı kitap ilk çıktığından beri büyük beklenti içerisindeydim ama okuduğumda çok etkilendiğimi söyleyemem. Yazdığı Golem karakterinin soğukluğundan mıdır nedir bilmiyorum hikayeye bir türlü ısınamadım. Kilden yaratılmış bir Golem ve yüzyıllardır bir testinin içine hapis olmuş, çölden başka diyar bilmeyen cin Amerika'ya düşüyor. Hikayede aksiyon oldukça eksik, bu tip fantastik kitapların daha hızlı akmasını, daha aksiyonlu olmasını bekliyorsun ister istemez. Sağı solu keşfetmekten başka büyücü gelene kadar ne Golem'in ne de Cin'in hayatında öyle aksiyonlu bir olay yok. Reenkarnasyon yoluyla bir çok hayat yaşamış güçlü bir büyücüyle biraz daha uğraşması bekleniyor karakterlerin. Kitap daha çok Golem ve Cin'in variyetlerini, Golem ve Cin olmanın nasıl hissettirdiğini anlatmaya odaklanmış gibi. Dolayısıyla içinde aşk yok, macera az, tutku ise Golem'in ekmek yapmaya, Cin'in de telkari işlemelerine olan tutkusu sayılmazsa yok denebilir. Sevmedim, sevemedim. Golem nedir? Cinler nasıl varlıklardır? gibi sorularınıza cevap olabilir belki. Yine de fantastik bir dağarcık oluşturmak için, bunu da atlamamış olayım diyenlerin okuyabileceği bir kitap. Keyifli Okumalar.
Devamını oku »

20 Kasım 2014 Perşembe


Eserin Adı : Dr. Jekyll ve Mr. Hyde
Eserin Orjinal Adı :
Yazar : Robert Louis Stevenson
Yayınlanma Tarihi ve Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 111
Puanım : 4.5
Konusu : Dr. Jekyll ve Bay Hyde'ın Tuhaf Hikâyesi, insanın kötülükle olan yakın ilişkisini alegorik bir dille anlatıyor.Stevenson'ın çığlıklar içinde uyandığı bir kâbustan yola çıkarak yazmaya başladığı ve kısa sürede tamamladığı Dr. Jekyll ve Bay Hyde'ın Tuhaf Hikâyesi, saygın bir doktorun, Londra'nın tekinsiz sokaklarında kol gezen bir caniyle olan gizemli ilişkisini anlatır. Psikanalitik devrimin arifesinde, sınıf çatışması, suçluların yaşamı, insanın içindeki kötülüklerden kurtulabilmek için göze alabilecekleri ve toplumdan gizlenen hayatlar gibi güncel konular etrafında kaleme alınmış bu hikâye, yayımlandığı devrin ötesine uzanmayı başarmış, korku edebiyatının en akılda kalıcı kişiliklerinden birini ölümsüzleştirmiştir. "Stevenson, iyilikten bütünüyle ayrılmış olan bir kötülüğün mevcudiyetini Hyde kişiliğinde ifade etmek istiyordu. Stevenson'ın tüm kötülükler arasında en sevmediği, zalimlikti; yarattığı gaddar varlığın da canavarlıklarını değil, eziyet ettiği ve öldürdüğü insanlara gösterdiği acımasız kayıtsızlığı dile getirmiştir."-Vladimir Nabokov-

Kitap Hakkındaki Yorumum :

Bazı eserler yazarının adını bile aşıp kendi başlarına yaşayan bir varlık haline geliyorlar. Öyle eserlerden birisidir Dr. Jekyll ve Mr. Hyde. İnsanın içinde iyi ve kötü bir yan bulunduğunu anlatan ve bir çok fantastik öyküye temel oluşturmuş defalarca filme konu olmuş bir eser. Bu kısacık eseri okuduğunuzda uzun zaman etkisinden çıkamıyorsunuz. İnsanın içindeki diğer kişiliğini ortaya çıkaran bir ilaç geliştiren Dr. Jekyll bir süre sonra bu gölge kişiliğinden hoşlanmaya kendi dizginlediği tüm halleri tatmin eden bu kişi olmaya doğru hızla ilerler. Her insanın içinde bir Mr. Hyde vardır deyiminin oluşmasına neden olan kitap mutlaka okunmalı, iyi ve kötünün yüzyıllardır süren savaşında kendi içimizdeki kötülerle tanışa bilmeye anahtar olması bakımından oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Psikolojik tüm unsurlarının yanı sıra, eser aynı zamanda fantastik edebiyatın 19. yy daki önemli örneklerinden olması bakımından da önemli. Bu kısacık kitap içerisinde çok şeyi barındırıyor. Keyifli Okumalar.
Devamını oku »
Eserin Adı : Kabil
Eserin Orjinal Adı : Caim
Yazar : Jose Saramago
Yayınlanma Tarihi ve Yeri : 2014, İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
Puanım : 4.5
Konusu : Saramago'nun ölmeden önce yazdığı son romanı...José Saramago ölümünden önce yazdığı ve yayımlandığı ülkelerde büyük tartışmalara yol açan son romanında insanlığın kutsal kitaplardaki başlangıcına geri dönüyor. Adem ile Havva'nın oğlu, kardeş katili, "sürgün ve gezgin" Kabil'le çıkılan bu yolculuk, Eski Ahit'in loş ve tekinsiz diyarlarında, zaman ve mekân kavramlarını altüst ederek, süreğen bir şimdiki zaman içinde, edebiyatla felsefenin kesiştiği dar alanlarda dolaştırıyor okuru. Suç, ceza, adalet, nefret, ihtiras gibi insana özgü kavramlar ile savaşlar, katliamlar, cinayetler, boyun eğmeler ve isyanlar gibi insana özgü eylemler arasında gidip gelirken, İbrahim'den Nuh'a, Adem ile Havva'dan Eyüb'e, Lilith'e kadar bütün kadim şahsiyetler de beklenmedik anlarda ve yerlerde karşımıza çıkıp insanlık panoramasını tamamlıyorlar. Gerçeğin ironik, yalın ve dolaysız dilini kullanan Saramago bu son romanıyla bize tüm zamanların sorusunu miras bırakmış oluyor: İnsan türü evrendeki yerini ve varlığını hak etmiş midir?

Kitap Hakkındaki Yorumum :
Yaradılış destanına farklı bir bakış açısı getiren romanında yazar, kutsal kitaplarda geçen efsaneleri Kabil'in gözünden incelediğinde aslında Kabil'in kardeşini öldürmesinin Tanrı'nın tüm yaptıkları karşısında ne kadar masum olduğunu görmesiyle sonuçlanır. Kabil tüm hikayelerin içinde bir zaman yolcusu olarak dolaşır. Tanrıdan her yaşadığından sonra daha da soğuyan Kabil sonunda insanlığın Tanrı'nın oyuncağı olduğunu fark edip Nuh tufanı sırasında tüm insanlığı yok eder. Dinlere farklı bir bakış açısı getiren, insanlığı sorgulayan bu ilginç roman okunmaya değer. Sevgiler.

Devamını oku »

18 Kasım 2014 Salı


Eserin Adı : Satranç
Eserin Orjinal Adı :
Yazar : Stefan Zweig
Yayınlanma Tarihi ve Yeri : 2013, İstanbul
Sayfa Sayısı : 75
Puanım : 5
Konusu : Mirko Czentovic, dünyaca ünlü satranç şampiyonudur ve iyi kalpli bir papaz tarafından tarafından yetiştirilmiştir. Çocukluğunda çok sessiz, üşengeç ve tembel olan Mirko tek bir şeyde çok iyidir: satranç. Bu oyuna mzel bir yeteneği vardır ve bu yeteneğini kullanarak Dünya Satranç Şampiyonu olmuştur. Doktor B., Avusturyalı bir göçmendir ve gençliğinde Naziler tarafından esir olarak tutulmuştur. Bu zor döneminde hayata tutunabilmesini tek bir şeye borçludur: satranç. Fakat daha sonra geçirdiği bir rahatsızlık nedeniyle bir daha asla satranç oynamamaya karar vermiştir.
Czentovic ve Doktor B.'nin yolları, New York'tan Buenos Aires'e giden büyük yolcu gemisinde kesişir. Gemideki diğer yolcular satranç partisi düzenlemektedir. Czentovic ve Doktor B. birbirlerine rakip olurlar ve yolculuğu ilginç kılacak, herkesin nefesini kesecek bir satranç düellosu başlar.

Kitap Hakkındaki Yorumum :
Çok etkilendiğim bir kitaptır. Bir kitabın sayfalarca uzunlukta olmasının gerekmediğini kısacık bir kitabın da müthiş bir etki bırakabileceğinin en güzel örneklerinden birisi. Psikolojik yönü inanılmaz ağır basan, satranç zehirlenmesi hastalığının cidden olabileceğine beni inandıran harika bir kitap. Yazarın hayat öyküsünden ayrıca etkilendiğimi de burada belirtmek isterim. Karısıyla birlikte artık dünyanın hayal ettiğimiz gibi bir yer olacağına inancımız kalmadı düşüncesiyle intihar etmesi, kitabı okurken bunu bilmek ayrı bir derinlik katıyor esere. Savaşın korkunç gerçekliğiyle bir satranç tahtasının etrafında bizi yüzleştirmesi, insani duyguların bir çoğuna tek tek basması kitabı ilginç kılan özelliklerden bir tanesi. Mutlaka okunmalı.
Devamını oku »